İzmir Haberleri Eğitim Türk Dünyasının Medya Temsilcileri Ege Üniversitesinde Bir Araya Geldi

Türk Dünyasının Medya Temsilcileri Ege Üniversitesinde Bir Araya Geldi

Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi ve Gazeteci Zafer Karatay’ın Panel Başkanlığını üstlendiği etkinlikte, Türk topluluklarının sesini dünyaya duyurabilmesi için 'dilde, fikirde, işte birlik' şiarının medya ayağının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

4 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
Türk Dünyasının Medya Temsilcileri Ege Üniversitesinde Bir Araya Geldi

Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, Türk coğrafyasının dört bir yanından gelen gazeteci ve temsilcilerin katılımıyla stratejik bir panele ev sahipliği yaptı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Boyacı, Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Tahir Yağdı, Ege Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. M. Bahattin Tanyolaç, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün ve TRT İzmir Bölge Müdürü Mevlüt Şahbaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen panel, uluslararası bir bilgi şölenine sahne oldu.

“Türk Dünyasında Ortak Türk Medyası: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı panelde, enformasyon savaşlarından dil bariyerine kadar pek çok kritik konu masaya yatırıldı. İki oturum halinde gerçekleştirilen panelin ilk bölümünde; Kuzey Makedonya Büyükelçiliği Özel Kalemi ve Gazeteci Gulsum Mustafova, Türkmen TV Genel Yayın Yönetmeni Dr. Murtaza Ali ve Gazeteci Meruert Pambetova konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğin ikinci oturumunda ise Yeni Çağ Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Agil Aleşger ve panele çevrimiçi olarak bağlanan Tercüman Medya Genel Yayın Yönetmeni Gulsum Khalilova, Türk Dünyasında medyanın mevcut durumu ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Etkinlikte konuşan Zafer Karatay, Türk Dünyasındaki medya imkanlarının eşitsizliğine dikkat çekti. Karatay, “Bağımsız Türk Cumhuriyetlerimizin güçlü ajansları var ancak diğer Türk toplulukları bu imkanlara sahip değil. 'Dilde, fikirde, işte birlik' şiarını yaşatmak için güçlü olanların, sesi az duyulan kardeşlerimize daha fazla ilgi göstermesi gerekir. Sadece Kırım’ın değil; Balkanlar’dan Türkistan’a, Irak’tan Rusya içindeki esaret altında yaşayan milyonlarca soydaşımıza kadar herkesin derdiyle dertlenmeli, onların sesini duyurmaya gayret etmeliyiz” dedi.

“Bu topraklarda varlığımızı ispat etmek için Türkçe yazıyorum”

Panelin ilk oturumunda söz alan Gazeteci Gulsum Mustafova, Balkan Türklüğünün medya aracılığıyla verdiği varoluş mücadelesine değindi. 1944’te kurulan Birlik Gazetesi’nin Üsküp’teki önemini hatırlatan Mustafova, “Birlik, yasaklara rağmen Türkçeyi yaşatan bir kaleydi. Merhum Fahri Kaya’nın dediği gibi; biz bu topraklarda varlığımızı ispat etmek için Türkçe yazıyoruz. Gazetecilik bizim için sadece haber değil, kimliğimizi koruma davasıdır” dedi.

“Kendi haberimizi başkasının gözünden okuyoruz”

Türk Dünyasındaki medya entegrasyonunun önündeki engelleri sıralayan Gazeteci Meruert Pambetova, dışa bağımlılığın tehlikelerine dikkat çekti. Abdualieva, “Bugün üç temel engelle karşı karşıyayız: Dil bariyeri, enformasyon hegemonyası ve dijital uçurum. Hâlâ kendi haberimizi başkasının gözünden okuyoruz. Biz kendi hikâyemizi kendimiz anlatmadıkça, küresel ajansların algı yönetimlerine karşı savunmasız kalmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Türkmenlerin sorunlarını filtresiz olarak dünyaya duyuruyoruz”

Suriye Türkmenlerinin sesini duyurmaya çalışan Türkmen TV Genel Yayın Yönetmeni Dr. Murtaza Ali, bölgedeki asimilasyon tehlikesine dikkat çekti. Ali, “Şam ve Halep gibi zorlu bölgelerde hem Türkçe hem Arapça yayın yaparak dezenformasyonun önüne geçiyoruz. Eskiden sesimiz başkalarının filtresinden geçerek iletiliyordu; şimdi ise Türkmenlerin gerçek sorunlarını filtresiz bir şekilde dünyaya duyuruyoruz” dedi.

“Sessizlik en büyük yenilgidir”

Panele çevrimiçi bağlanan Kırımlı Gazeteci Gulsum Khalilova, medyanın işgal altındaki topraklar için hayati önemini vurguladı. Emperyalist sistemlerin kendi gerçekliklerini inşa ettiğini belirten Khalilova, “Biz yapmazsak kimse bizim sesimizi duyurmaz. Kaleminiz varsa yazın, sesiniz varsa konuşun; çünkü sessizlik en büyük yenilgidir. Ortak bir medya dili kurmak hepimizin tarihi sorumluluğudur” diye konuştu.

“Kurumsal iş birlikleri tabana yayılmalı”

Panelin son bölümünde dezenformasyonla mücadele stratejilerine değinen Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı Agil Alesger, kurumsal iş birliklerinin tabana yayılması gerektiğini savundu. Alesger, "Türk Dünyası genelinde acilen ortak bir teyit merkezi kurmalıyız. Resmi ajanslar arasındaki iletişim güzel ancak bu birlikteliğin yerel medyaya, yani halka da dokunması lazım. Gerçek başarı, bu stratejik ortaklığın yerel gazetelere kadar sirayet etmesiyle gelecektir” diyerek çözüm yolunu işaret etti.

Program, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle noktalandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız