usd
46,5030
eur
52,7647
gbp
61,1746
ons-altin-usd
4.014,31
btc-USD
61.179,97
İzmir Haberleri Yerel Kalp ameliyatı sonrası yapılan en büyük hata: "İyileştim" diyerek ilacı bırakmak

Kalp ameliyatı sonrası yapılan en büyük hata: "İyileştim" diyerek ilacı bırakmak

Uzmanlar, stent veya bypass sonrası hastalığın tamamen geçtiği yanılgısına düşülmemesi gerektiği konusunda uyarıyor; operasyonların sadece bir onarım olduğunu hatırlatan doktorlar, yaşam tarzı değişikliğinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

2 Dakika
Okunma Süresi
Kalp ameliyatı sonrası yapılan en büyük hata: "İyileştim" diyerek ilacı bırakmak

Türkiye'de ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan dolaşım sistemi hastalıkları, her yıl binlerce kişiyi etkilemeye devam ediyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, kalp sağlığına yönelik gerçekleştirilen cerrahi müdahalelerin ardından hastaların düştüğü "artık sağlığıma kavuştum" yanılgısının, tedavi sürecini ciddi şekilde sekteye uğrattığını belirtti.

Operasyonlar hastalığı kökten bitirmiyor

Kalp damar hastalıklarının ömür boyu süren kronik bir süreç olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sağcan, yapılan bypass veya stent uygulamalarının hastalığın kendisini değil, damarlardaki tıkanıklıkları gidermeye yönelik birer onarım işlemi olduğunu açıkladı. Bypass ameliyatı ile tıkalı damarın çevresinde yeni bir yol oluşturulduğunu, ancak damar sertliği sürecinin vücudun diğer bölgelerinde devam edebileceğini belirten uzman isim, "Ameliyat bir son değil, aslında sağlıklı bir yaşam için atılan yeni bir başlangıçtır" dedi.

Tedavide üçlü sacayağı: İlaç, beslenme ve hareket

Prof. Dr. Abdi Sağcan, başarılı bir tedavi süreci için üç temel unsurun bir arada yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Girişimsel tedavinin ardından hastaların mutlaka kan sulandırıcı ve kolesterol düşürücü ilaçlarını düzenli kullanması gerektiğini belirten Sağcan, şu uyarılarda bulundu:

"Hastalar kendilerini iyi hissettiklerinde ilaçları kendi inisiyatifleriyle bırakabiliyor. Özellikle kan sulandırıcıların kesilmesi, stent içinde pıhtı oluşumuna yol açarak hayati risk doğuruyor. Sigaranın bırakılması, Akdeniz tipi beslenme düzenine geçilmesi ve doktor kontrolünde yapılan egzersizler, tedavinin başarısını belirleyen en kritik faktörlerdir. Şeker, tansiyon ve kolesterol değerleri kontrol altında tutulmadığı sürece hastalık ilerlemeye devam eder. Hastalar, tedaviyi bir süreç olarak benimseyip yaşam tarzlarını kalıcı olarak değiştirdikleri takdirde uzun yıllar kaliteli bir yaşam sürebilirler."

Stent takılan bölgenin dışında da damar sertliğinin gelişebileceğini hatırlatan Prof. Dr. Sağcan, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız