İzmir Haberleri Siyaset CHP'nin kurultay davası ertelendi: Mahkemeden "İBB davası" adımı

CHP'nin kurultay davası ertelendi: Mahkemeden "İBB davası" adımı

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin açılan ceza davasında üçüncü duruşma görüldü. Davada Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik, Cemil Tugay ve Rıza Akpo...

4 Dakika
Okunma Süresi

Bu yazıda, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen ceza davasının güncel durumu, tanık ifadeleri ve iddialarını ele alacağız.

Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklerle ilgili açılan ceza davasının üçüncü duruşmasına ev sahipliği yaptı. Duruşmada, tutuklu sanıklar arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da bulunduğu 12 kişi yer aldı. Davanın merkezinde "Seçim Kanunu’na muhalefet" suçlaması bulunuyor ve davada tanıkların, kurultay öncesi delegelere para ve çeşitli vaatlerde bulunulduğunu belirtmeleri davanın seyrini etkileyen önemli unsurlar arasında.

Kurultay İddiaları ve Tanık Beyanları

Tanık ifadeleri, duruşmalardaki en dikkat çekici bölüm oldu. Dönemin CHP İzmir delegelerinden Hatip Karaaslan, olaylarla ilgili bazı isimlerin öncülüğünde delege adaylarına vaatler yapıldığını öne sürdü. “Ekrem İmamoğlu, Buğra Gökçe üzerinden Zeki Karatay aracılığıyla benimle görüşmek istedi” diyerek, bunun kurultayla ilgili olduğunu öğrendiği için görüşmeyi reddettiğini ifade etti. Karaaslan ayrıca organizasyon içinde para dağıtıldığına dair konuşmaların sıkça geçtiğini, bu durumun çokça konuşulduğunu ancak partinin yöneticileri tarafından bastırıldığını ifade etti. Bu tür beyanlar, sanıkların savunmalarında sıkıntı yaratacak türden iddialar içeriyor.

Tanikların Duruşmadaki Davranışları ve Tepkiler

Duruşmada tanıkların ifadelerini "duydum", "söyledi" gibi dolaylı ifadelerle aktarması, sanık avukatlarının eleştirilerine sebep oldu. Örneğin, CHP üyesi Tolgahan Erdoğan, kendisine davada tanık olmaması için büyük bir para teklif edildiğini iddia etti. Erdoğan, bu tür olayların parti içinde nasıl gizlendiği ve bireylerin bu tür durumları neden açıkladığına dair önemli bilgiler sunarak, duruşmanın seyrini değiştirebilecek bir tanıklık sergiledi. “Bir kafede oturduğumda bu konuyu duydum” diyerek, tesadüfi tanıklıklarının araştırılması gerektiğini belirtti. Bu gibi iddialar, duruşmanın dinamiklerini değiştirmektedir.

Davanın Birleşimi ve Savcılık Kararları

Duruşmada yapılan görüşmelerde, cumhuriyet savcısı, CHP'nin kurultayı ile İstanbul Büyükşehir Mahkemesi‘nde süren bir başka davanın bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, dosyanın birleştirilmesi talebinde bulundu. Mahkeme, bu talebi kabul ederek dosyanın İstanbul'daki dosyayla birleştirilmesini onayladı. Duruşmanın ertelenmesi, davanın karmaşık yapısını ve çok sayıda tanık ve delil barındırdığını bir nebze de olsa gösterebilmektedir. Birleştirmenin ardından duruşma 1 Nisan'a ertelendi.

İddianame ve Sanıklar

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kasım 2023'te yapılan kurultayla ilgili iddiaları içeren bir iddianame hazırlamıştı. İddianamede, İmamoğlu ile birlikte, çeşitli belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu birçok CHP yöneticisi şüpheli sıfatıyla yer aldı. İddianamede, kurultay sırasında bazı delegelere oy karşılığı para verilmesi gibi yasalara aykırı davranışlar sergilendiği, bunun yanı sıra market kartı dağıtımı ve delege iradesinin yönlendirilmesi gibi eylemlerde bulunulduğu belirtilmiştir. Bu tür suçlamalar, partinin içindeki siyasi çatışmaları ve hiyerarşiyi gün yüzüne çıkarırken, partinin geleceği hakkında da önemli ipuçları sağlamaktadır.

Kılıçdaroğlu'nun Mağdur Durumu

İddianamede, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun “mağdur” sıfatıyla yer alması oldukça dikkat çekicidir. Kılıçdaroğlu'nun, davada mağdur olarak yer alması, partinin içindeki iktidar mücadelesini ve gelecekteki olası siyasi senaryoları daha önemli hale getirmektedir. Söz konusu kurultayda yaşananların sadece bireysel çıkarlarla değil, aynı zamanda siyasi alt yapıyla da bağlantılı olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, iddialar ve savların nasıl şekilleneceği ve sonuçların partinin genel politikalarına nasıl yansıyacağı merak ediliyor.

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na dair yargılanma süreci, hem partinin iç yapısını hem de Türkiye'deki siyasi dinamikleri etkileyecek gibi görünüyor. Dava sürecindeki tanık beyanları, sanıkların savunmaları ve iddianamedeki bilgi ve belgeler, ilerleyen süreçte daha fazla tartışma yaratacak. Partinin içindeki çatışmaların yanı sıra, bu durumun genel siyasi arena üzerindeki etkileri sonraki dönemlerde ele alınması gereken kritik konular arasında yer alacaktır. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve sonuçlarının ne olacağı, CHP’nin geleceği için belirleyici olacaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *