Ege'nin Geleneksel Cam Üflemesi: Zeynep ve Oraltay'dan Modern Dokunuşlar

İzmir'deki Zeynep ve Oraltay Korun, cam üfleme sanatını geleneksel yöntemlerle modern bir şekilde sürdürüyor. Atölyelerinde, Roma dönemine ait teknikler kullanarak eşsiz eserler üreten çift, atölye çalışmalarıyla bu sanatı gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor.

İzmir’de üniversite eğitimleri sırasında tanışan Zeynep ve Oraltay Korun çifti, benzersiz bir tutku ile eski zamanlara ait cam üfleme sanatını Ege Bölgesi’nde sürdürüyor. Geleneksel teknikleri modern hayatla buluşturan çift, bu sanatı yaşatmak için Roma döneminden kalma ekipmanlar ve yöntemler kullanarak, bin 190 derece sıcaklıktaki fırının başında çalışıyor. Onlar, cam üfleme sanatının izlerini yaşatmak yanında, bu geleneksel sanat dalının geleceğe taşınmasına da katkı sağlıyor.

Geleneksel Cam Üflemenin Yeniden Canlanışı

Cam üfleme, yüzyıllar boyunca süregelen bir sanat dalı olup, ustalık ve sabır gerektiren karmaşık bir süreçtir. Zeynep ve Oraltay, geçmişten günümüze gelen bu zanaati, günümüzde daha fazla insana ulaştırmayı hedefliyor. Onlar, geleneksel tekniklerin yanı sıra kendi tasarımlarıyla günümüz estetiğine de hitap eden ürünler ortaya çıkarıyor. Uygulamalarında, şeffaf ve renkli camı bir araya getirerek göz alıcı eserler yaratıyorlar. Çift, her bir eserin arkasındaki hikayeyi ziyaretçilerine anlatarak, bu sanatın derinliğini ve tarihini daha iyi anlamalarını sağlıyor.

Eşsiz Bir Deneyim Sunuyorlar

Cam üfleme atölyeleri düzenleyerek, bu sanatı öğrenmek isteyenlere eşsiz bir deneyim sunuyorlar. Katılımcılar, doğrudan ustaların rehberliğinde kendi cam eserlerini oluşturma fırsatı buluyorlar. Bu süreç, hem eğitici hem de eğlenceli bir hale getiriliyor. Zeynep ve Oraltay, ziyaretçilerin hayal gücünü de teşvik ederek, onların yaratıcı yönlerini ortaya çıkarıyorlar. Atölyeler, katılımcılar için sadece bir eğitim alanı değil, aynı zamanda el becerilerini geliştirdikleri ve sosyal etkileşimi artırdıkları bir buluşma noktası haline geliyor.

Cam Üfleme Sanatının Geleceği

Zeynep ve Oraltay Korun çifti, sadece geçmişe odaklanmanın yanında, cam üfleme sanatını geleceğe taşımak için de çeşitli projelere imza atmayı planlıyor. Genç sanatçılar, bu alandaki yenilikleri takip ederek, modern tasarımlar ve tekniklerle geleneksel cam sanatını birleştirmeyi hedefliyorlar. Ayrıca bu sanatın korunması için farkındalık yaratmak amacıyla çeşitli sergiler düzenlemeyi ve sosyal medya platformlarını aktif şekilde kullanmayı düşünüyorlar. Onlar, sadece kendi işlerini değil, aynı zamanda bu geleneğin devamını sağlamak için de çaba harcıyor. Cam sanatını, daha geniş kitlelere ulaştırarak zenginleştirmek istemektedirler.

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü'nde eğitim alan Zeynep ve Oraltay Korun çifti, İzmir’deki atölyelerinde tarihi bir cam işçiliği ile uğraşarak sanatı ve hayatı bir araya getiriyor. 2024 yılı Nisan ayında kurdukları atölyelerinde, Türkiye’de nadir bulunan bir teknikle cam eserleri üretmeye başlamışlardır. Zeynep Korun, özel işlenmiş hammaddeyi Çek Cumhuriyeti'nden temin ettiklerini belirtiyor. Atölyelerinde, 24 saat boyunca yanmaya devam eden doğal gazlı bir fırın Mizuh bulunmaktadır. Bu fırında bin 190 derecede camı eritip ‘pipo’ adı verilen metal çubuklarla dışarı çıkararak, şekil ve renk verme aşamasına geçiyorlar.

Roma Döneminin Geleneksel Teknikleri

Zeynep Korun, üretim sürecinin tamamen insan emeğine ve tarihi köklere dayandığını savunarak, kullanılan aletlerin Roma dönemine ait olduğunu vurguluyor. Eğer Roma döneminden bir cam ustası bugün buraya gelseydi, kolayca cam üfleme işlemini yapabileceği ifade ediliyor. Cam üflemenin zorlukları ve tatmin duygusu arasında denge kurmayı başaran sanatçılar, bu yolla zihinsel ve fiziksel bir süreç yaşadıklarına inanıyorlar. Ayrıca, atölye içerisinde sıfır atık prensibiyle çalışarak kendi geri dönüşüm sistemlerini kurmuşlar. Ancak dışarıdan alınan küçük cam parçaları, farklı genleşme katsayıları nedeniyle eserlerinin bozulmasına yol açabiliyor.

Özgün Tasarımlar ve Eşsiz Eserler

Oraltay Korun, camı yalnızca bir malzeme olarak değerlendirmeyip, kendilerini ‘cam sanatçısı’ olarak tanımlıyor. Eğitim aldıkları Türkiye'deki tek bölüm mezunu olmalarının verdiği özgüvenle, kalıp kullanmadan, tamamen elle şekillendirme yaptıklarını belirtiyor. Bu durum, ürettikleri eserlerin benzersiz olmasını sağlıyor. Her bir parça, hayal gücü ve tasarım doğrultusunda şekil alıyor; dolayısıyla iki eser arasında tam benzerlik olma olasılığı oldukça düşük. Ürünlerin özgünlüğü, her bir parçanın sanatçının yaratıcılığına bağlı olması nedeniyle artıyor.

Cam Sanatında Zorluklar ve Öğrenme Süreci

Oraltay Korun, sıcak cam ile çalışmanın getirdiği zorluklardan bahsediyor. Üretim sürecinin en büyük engellerinden birinin, camın öngörülemez doğası olduğunu ifade ediyor. Cam oldukça hassas ve kırılgan bir malzeme, bu nedenle şekillendirme aşamasında el ile müdahaleden çok el aletleri kullanmak gerekiyor. Büyük bir uyum içinde camla çalışma gerekliliği, sanatçıları kamı şekillendirmeye itiyor. ‘Cam, senin onu şekillendirmene izin vermez; sen camın isteklerine uyum sağlamalısın’ felsefesi, onların çalışma anlayışlarının temelini oluşturuyor. Ege Bölgesi’nde bulunan tek sıcak cam atölyesi olduklarını vurgulayan çift, sanatsal üretimlerinin yanı sıra, genç meslektaşlarına düzenledikleri staj imkanları ve workshoplar ile de destek veriyor. Böylece İzmir ve çevresinin kültürel ve sanatsal hayatına önemli katkılarda bulunmayı hedefliyorlar.

İLGİLİ HABERLER