Mecliste yapılan konuşmalarda, uzun süredir maaşlarını alamayan Karşıyaka Belediyesi’ne bağlı Kent AŞ ve Personel AŞ çalışanlarının durumu, yalnızca ekonomik bir sorunun ötesine geçerek sosyal ve psikolojik bir krize dönüştüğünü gösterdi. Atılgan’ın yaptığı konuşma, sadece siyasi bir eleştiriden ibaret olmayıp, toplumun ve yöneticilerin dikkatini çekmeye yönelik bir çağrı niteliği taşıyordu.
Çalışanların durumu ve etkileri
Atılgan, belediye emekçileriyle birebir yaptığı görüşmeler sonucunda, Haziran 2025 maaşlarının dahi parça parça ödendiğini, Temmuz ayından itibaren birçok çalışanın maaş almadığını aktardı. Geçmişte çalışanların yeterli maaş alıp almadığını sorgulamakla kalmayıp, aylardır süren bu alacakların ödenmemesinin doğurduğu sonuçları da vurguladı. Çalışanların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi psikolojik ve sosyal sorunlarla da yüz yüze kaldığını belirtti.
Bir çalışanının, "Çocuklarımın yüzüne bakamıyorum, intiharın eşiğindeyiz" sözlerini mecliste dile getiren Atılgan, bu durumun artık yalnızca teknik bir bütçe sorunu olmadığını, açık bir insani kriz olduğunu ifade etti. Bunun yanında, işçilerin işten çıkarılma korkusuyla adlarının açıklanmasını istemesi durumu, krizin boyutunu ve ciddiyetini gözler önüne serdi.
Sorunun kaynağı ve çözüm önerileri
CHP’li meclis üyelerine seslenen Atılgan, “Karşıyaka, CHP’nin Türkiye’ye örnek gösterdiği bir ilçe. Ülkeyi yönetmeye talip olan bir anlayış, en yüksek oy aldığı yerde işçilerin maaşını ödeyememesini nasıl savunacak?” şeklinde bir sorgulama yaptı. Ayrıca, belediyenin mali sorunlarının nedeninin hükümete fatura edilmesinin eleştirilmesi gerektiğini belirtti. İller Bankası paylarının, SGK yapılandırmalarının ve faiz silme imkânlarının mevcut olduğunu, ancak yanlış yönetimin bedelinin emekçilere ödetildiğinin altını çizdi.
Atılgan, "Borçları siz yaptınız, bedelini neden işçiler ödüyor?" ifadeleriyle belediye yönetimine sert bir eleştiride bulundu. Geçim sıkıntısı çeken işçilerin yaşadığı psikolojik baskının da önemine dikkat çeken Atılgan, “Bu insanlar çaresizlikten bir kötülüğe sürüklenirse bunun vicdan azabını kim taşıyacak?” diye sordu. Sorunun halef-selef tartışmalarıyla ya da suçlar atarak çözülemeyeceğini belirtti.
Umutsuzluğa karşı dayanışma mesajları
İşçilere yönelik bir çağrıda bulunan Atılgan, umutsuzluğa kapılmamalarını ve dayanışma içerisinde olmaları gerektiğini vurguladı. “Bu zor günler elbet geçecek. Aileleriniz, çocuklarınız için hayata daha sıkı sarılmalısınız” diyerek, işçilerin dayanışma içinde olmaları gerektiğini ifade etti. Unutulmamalıdır ki, bugünkü durumu yaratanlar, ileride unutulmayacak ancak işçilerin dik durmaya devam etmesi gerektiği mesajını da verdi.
Ahmet Atılgan’ın meclisteki sözleri, Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan maaş sorununun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda her geciken ödemenin bir ailede artan borçlar, bir çocukta büyüyen umutsuzluk yarattığını net bir şekilde ortaya koydu. Bu durum, toplumun genelinde derinleşen sosyal sorunlara da kapı aralayabilir.
Sonuç olarak, Karşıyaka Belediye Meclisi’nde yaşanan maaş sorunları, yalnızca yerel bir mesele olmanın ötesine geçerek, geniş kitlelerin sosyal ve psikolojik durumunu etkileyen bir kriz haline gelmiştir. Ahmet Atılgan’ın mecliste yaptığı konuşma, çalışanların yaşadığı bu olumsuz durumu vicdani bir uyanışla gündeme taşırken, çözüm arayışlarının artık kaçınılmaz olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır.