Meslek Fabrikası önünde gece nöbeti

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası’na yönelik el koyma girişimine karşı başlatılan nöbet, perşembe gecesi de sürdü. Başkan Dr. Cemil Tugay öncülüğünde bir araya gelen yurttaşlar, türkülerle dayanışmayı büyüttü. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da mücadeleye katıldı. Tanal, pense ile binayı çevreleyen polis barikatlarını birbirine bağlayan plastik kelepçeleri kesti.

Meslek Fabrikası nöbeti, perşembe gecesi de sürdü. Sabah saatlerine kadar Meslek Fabrikası önünde nöbet tutan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın ile ilçe belediye başkanları da eşlik etti. Tepecik Müzisyenler Derneği üyeleri ise nöbete seslendirdikleri şarkılarla destek verdi. Soğuk havaya rağmen alandan ayrılmayan katılımcılar, omuz omuza vererek direnişi büyüttü. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da nöbete destek verdi. Tanal, penseyle polis barikatlarını birbirine bağlayan plastik kelepçeleri kesti. Türkiye sınırlarının bu şekilde korunmadığını ifade ederek uygulamaya tepki gösteren Tanal, polis yetkilileri ile görüşme talebinde bulundu. 

“Kamu kurumu polis tarafından işgal edildi”

CHP'nin Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Meslek Fabrikası önünde yaptığı açıklamada, “Türkiye'nin sınırlarında böyle tedbirler yok. Bir sürü bariyerle kapatılmış. Sınırlarımız böyle korunmuyor” dedi. Meslek Fabrikası'nın bir eğitim kurumu olduğunu vurgulayan Mahmut Tanal, “Kur’an’ın ilk ayeti ‘oku’.. Niye oku? İnsanları cehaletten kurtarmak için. Anayasaya göre kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. Burada insanların bir meslek edinmesi için, işsiz kalmaması ve çalışabilmesi için meslek kursları veriliyor. Kurs verilmesi maalesef engellenmeye çalışılıyor” diye konuştu.

“Buraya müdahale edemezsin”

40 yıllık avukat olduğunu anımsatarak tahliye prosedürünün şartlarına değinen Mahmut Tanal, şunları söyledi: “İki türlü tahliye var. Birincisi sulh hukuk mahkemelerinde karar alınır. Bir diğeri de 3091 yasa uyarınca yapılır. Bu yasa diyor ki 'Bir kişi sizin mülkünüzü işgal etmiş ise 15 gün içerisinde kaymakamlığa müracaat edersin. Onu tahliye edersin.' Ancak eğer o mülkle ilgili davalar açılmış ise orasını tahliye edemezsin. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kaymakamlığın işleminin iptali için dava açmış. Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne dava açmış. İdari mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış. Tekrar itiraz edilmiş. 3091 sayılı yasanın 14'üncü maddesi diyor ki, 'Burada dava açılmışsa, kaymakam olarak senin görevin bitti. Buraya müdahale edemezsin.' Ne yapması lazım? Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tahliye davası açacak. Tahliye kararını alacak. İcra memuruyla birlikte gelip anahtarı isteyecek.”

Mahmut Tanal'dan bakanlara çağrı

Yapılanın bir gasp olduğunu vurgulayan Tanal, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Geliyor zorla 'Ben içeri girdim, seni almıyorum' diyor. Bu örnek kötü bir örnek. O zaman tüm mal sahipleri ansızın gidecekler, kiracının evinin anahtarını çıkaracaklar, ‘Hadi kardeşim sen buraya giremezsin’ diyecekler. Şu anda devletin, emniyetin, kaymakamın yaptığı bu. İçeride belediyenin 300 milyona yakın malzemesi var. Hukuk devletini ihlal ediyorlar. Kanunsuz emir. Bu kanunsuz emri yerine getiren de suç işliyor. Onun için buradan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sesleniyoruz. Bu kararları bir daha gözden geçirsinler. Bu hukuka aykırıdır. Lütfen bu hukuka aykırı işlemden vazgeçsinler. Belediyeye ait olan bu taşınmazı teslim etsinler ve burada kursiyer olan öğrenciler kursuna, eğitimlerine devam etsinler.”

“Hukuksuz uygulamalardan vazgeçin”

Mahmut Tanal, bu uygulamanın düşmanlar tarafından dahi yapılamayacağını belirterek, “Savaş halinde olan Ukrayna-Rusya savaşında bu yok. Savaş halinde olan Amerika-İran savaşında bu yok. 2026'nın Türkiye’sinde eğitim kurumu bu şekilde kapatılmış durumda. 'Yaparsa AKP yapar' diyorlar ya. AKP eğitim kurumlarını böyle polis kuvvetiyle kapatıyor. Bu despotluktur, otoriterliktir. Aynı şekilde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına sesleniyoruz. Tahliye hükümleri böyle zorbayla uygulanmaz. Bu bir zorbalıktır” dedi.

“Ülkeyi kimsenin itibarsızlaştırmaya hakkı yok”

Hukuksuz uygulamalardan bir an önce vazgeçilmesi çağrısında bulunan, sonuç alamadıkları takdirde İzmir Valiliği ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşeceklerini de açıklayan Tanal, “Bu işgal tam kanunsuzluk halidir. Dünyadaki itibarımızı zedeliyor. Ülkeyi kimsenin itibarsızlaştırmaya hakkı yok. Yazık günah. Polislerin görevi bu mudur? Hukuksuzluktan bir an önce vazgeçin diyeceğiz. Eğer vazgeçmeyeceklerse genel merkezimizle görüşüp ayrı bir yol haritası çizeceğiz” dedi.

İLGİLİ HABERLER