Gülistan Doku'dan Rabia Naz'a: Şüpheli ölümler neden şimdi gündemde?

Gazeteci Ruşen Çakır, bu gelişmeyi hukuki bir arayıştan ziyade, siyasi bir strateji değişikliği olarak yorumluyor. İzmir Haberleri - GÜNDEM Türkiye'nin hafızasına kazınan şüpheli ölüm vakalarında yeni bir dönem başlıyor.

Yıllardır tozlu raflarda bekletilen ve kamuoyunun vicdanını yaralayan şüpheli ölüm dosyaları, Adalet Bakanlığı'nın ani hamlesiyle yeniden mercek altına alındı. Gazeteci Ruşen Çakır, bu gelişmeyi hukuki bir arayıştan ziyade, siyasi bir strateji değişikliği olarak yorumluyor.

İzmir Haberleri - GÜNDEM

Türkiye'nin hafızasına kazınan şüpheli ölüm vakalarında yeni bir dönem başlıyor. Uzun süredir akıbeti belirsiz olan Gülistan Doku, Rabia Naz Vatan, Rojin Kabaiş ve Burak Oğraş gibi isimlerin dosyaları, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla tekrar açılıyor. Ancak bu adımlar, beraberinde "Neden şimdi?" sorusunu da getiriyor.

Devlet mekanizması aydınlatmak için mi çalışıyor?

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, özellikle Gülistan Doku davasının, devletin olayları çözmek yerine örtbas etme eğilimini gösteren en somut örnek olduğunu savunuyor. 2020 yılından bu yana Doku'nun ne kendisine ne de cenazesine ulaşılamamasının tesadüf olmadığını belirten Çakır, o dönemde görev yapan mülki amirlerin ve emniyet birimlerinin ihmallerine dikkat çekiyor. Çakır'a göre, dosyaların yıllarca sürüncemede bırakılması, devletin kendi içindeki mekanizmaların nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

Adalet arayışında yeni bir strateji mi?

Çakır, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in göreve gelmesiyle birlikte, yıllardır ailelerin "cinayet" iddialarını dile getirdiği dosyaların yeniden ele alınmasını dikkat çekici buluyor. Rabia Naz Vatan'ın babasının yıllarca süren hukuk mücadelesini ve Rojin Kabaiş davasındaki ısrarlı talepleri hatırlatan Çakır, bu dosyaların açılmasının iktidar açısından bir "temizlik" operasyonu olarak görülebileceğini ifade ediyor.

Henüz gündeme gelmeyen dosyalar da var

Bakan Gürlek'in açıkladığı dosyaların ötesinde, kamuoyunun yakından takip ettiği ancak henüz resmi bir adımın atılmadığı vakalar da mevcut. 2011 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Burak Oğraş ve 2019'da AKP'li bir milletvekilinin evinde yaşamını yitiren Nadira Kadirova dosyaları, adalet bekleyen diğer önemli başlıklar arasında yer alıyor. Çakır, bu dosyaların da bir an önce şeffaf bir şekilde soruşturulması gerektiğini vurguluyor.

Siyasi bir hesaplaşma ve denge arayışı

Ruşen Çakır, iktidarın bu hamlesini "insanların geçmişteki acıları unutma eğilimi" üzerinden okuyor. Çakır'a göre, dosyaların çözülmesi iktidarın hanesine olumlu yazılacak bir gelişme olsa da, bu vakaların yıllarca aydınlatılmamasının sorumluluğu yine aynı iktidara ait. Öte yandan, Bakan Gürlek'in önceki bakanlardan farklı bir profil çizdiğini belirten Çakır, bu hamlelerin bir yandan toplumsal tepkiyi dindirme, diğer yandan ise siyasi bir denge kurma çabası olabileceğini belirtiyor.

İLGİLİ HABERLER