EÜ’den Zeytin Atıklarını Ekonomiye Kazandıracak Dev Proje

Prof. Dr. Seda Ersus, “Zeytinyağı eldesi sırasında ortaya çıkan; karasu, prina, budanmış dallar ve yapraklar doğa için risk oluşturuyor. Hedefimiz, bu atıkların çevresel etkilerini en aza indirgemek ve onları doğrudan ekonomiye kazandırmaktır” dedi.

Sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Ege Üniversitesi, uluslararası vizyonunu yeni bir projeyle taçlandırdı. Avrupa Eğitim ve Kültür Yürütme Ajansı (EACEA) tarafından fonlanan, Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nün destek verdiği “SUST-OLIVET” projesi, İzmir'de düzenlenen toplantıyla resmen başladı.

EÜ ARGEFAR Müdürü ve Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seda Ersus'un koordinatörlüğünde yürütülen  projenin uluslararası ortakları, açılışın ardından üniversitenin ARGEFAR laboratuvarlarını ziyaret ederek teknik altyapıyı yerinde inceledi. Zeytin üretim sürecinde ortaya çıkan karasu ve prina gibi yan ürünlerin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini hedefleyen 36 aylık proje, Akdeniz havzasındaki gençleri yeşil becerilerle donatmayı amaçlıyor.

Laboratuvardan sahaya uzanan vizyon

Projenin detaylarını paylaşan Prof. Dr. Seda Ersus, zeytin tarımının Akdeniz havzası için stratejik önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Ersus, “Ege Üniversitesi çatısı altında koordinatörlüğünü üstlendiğim ve uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız SUST-OLIVET projesiyle bugün yepyeni bir sayfa açıyoruz. 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla resmi olarak başlayan ve toplam bütçesi 400 bin Euro olan bu girişimimizde, temel motivasyonumuz zeytin sektörü ve yağ üretimi yan ürünlerinin sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilmesidir. Bugün İzmir'de, ev sahibi olarak ortaklarımızla bir araya gelmenin ve laboratuvardan sahaya uzanacak bu vizyonu paylaşmanın büyük heyecanını yaşıyorum” diye konuştu.

Hedeflerinin risk oluşturan zeytin atıklarını  doğaya kazandırmak olduğunu  söyleyen Prof. Dr. Ersus, “Zeytinyağı eldesi sırasında ortaya çıkan; karasu, prina, budanmış dallar ve yapraklar doğa için risk oluşturuyor.  Hedefimiz, bu atıkların çevresel etkilerini en aza indirgemek ve onları doğrudan ekonomiye kazandırmaktır. Laboratuvarlarımızda yürüteceğimiz yenilikçi biyoaktif molekül ekstraksiyonu çalışmalarıyla, bu atıklardan elde edeceğimiz değerli bileşenleri ilaç, kozmetik ve gıda takviyesi sanayisinin hizmetine sunacağız. Geriye kalan organik materyalleri ise tarım alanlarında gübre ve kompost olarak kullanarak sahici bir döngüsel ekonomi modeli inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gençlere “yeşil meslek” kapısı aralanıyor

Projenin sadece endüstriyel bir atılım değil, aynı zamanda kapsamlı bir eğitim seferberliği olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ersus, genç mezunları geleceğin yeşil mesleklerine hazırlayacaklarını ifade etti. Proje kapsamında modern mesleki eğitim (VET) programlarının kurgulanacağını belirten Prof. Dr. Ersus, “Gençlerimizin yeşil ve dijital becerilerini güçlendirmek adına; sürdürülebilir tarım pratikleri, döngüsel ekonomi ve ekstraksiyon yöntemleri üzerine odaklanan üç adet Kitlesel Açık Çevrimiçi Kurs (MOOC) hayata geçireceğiz” dedi.

Akdeniz’in güçlü akademik iş birliği

Ege Üniversitesinin liderliğindeki projede; İtalya, Portekiz, Yunanistan, Tunus ve Filistin’den saygın yükseköğretim kurumları yer alıyor. Salerno Üniversitesi, Virtual Campus, CRETHIDEV, Nablus Mesleki ve Teknik Eğitim Üniversitesi, An-Najah Ulusal Üniversitesi, Kartaca Üniversitesi ve Sidi Thabet Yüksek Biyoteknoloji Enstitüsü’nden oluşan konsorsiyum, uluslararası bir bilgi paylaşım ağı oluşturacak. Bu iş birliği çerçevesinde Tunus ve Filistinli araştırmacılar için Türkiye ve İtalya’da özel kapasite geliştirme eğitimleri düzenlenecek.

İLGİLİ HABERLER