Dr. Öğr. Üyesi Ağırbaş, “Gördüğümüz ile hissettiğimiz arasındaki ilişki sanatın özünü oluşturur”

EGE Üniversitesi'nde düzenlenen müze söyleşisinde estetik ve sanatın algılanması üzerine derinlemesine tartışmalar yapıldı.

Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesi tarafından  "Sanat, Estetik, Arkeoloji Müze Söyleşileri" kapsamında “Gördüğümüz mü hissettiğimiz mi: Sanatta Estetik Kavramlar” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko’nun üstlendiği etkinlikte, EÜ Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Seda Ağırbaş konuşmacı olarak yer aldı. Sanatseverlerin ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda, sanat eserlerinin algılanma süreci felsefi ve estetik açılardan değerlendirildi.

Sunumunda sanatın, görünenin ötesinde algıyla başlayan ve duyguda tamamlanan bir estetik deneyim olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Seda Ağırbaş, sanat yapıtının gözün gördüğü ile zihnin kurduğu anlam arasında var olduğunu ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Ağırbaş, “Bir sanat yapıtıyla karşılaştığımızda önce gözlerimizle görürüz, müzikse duyarız ya da heykel ve mimari gibi eserleri dokunarak hissederiz. Biçimle karşılaşırız ama içerikle hissederiz. Estetik deneyim de işte bu iki alan arasında doğuyor. Görmek bir başlangıç, hissetmek ise deneyimin kendisidir. Estetik deneyim; algısal biçim ile duygusal içerik arasındaki etkileşimle oluşur” diye konuştu.

“Estetiğin yöneldiği şey güzelliktir”

Estetiğin, felsefenin bir dalı olarak gelişimine değinen Dr. Öğr. Üyesi Ağırbaş, bu disiplinin 19. yüzyılda özerk bir alan haline geldiğini hatırlattı. Dr. Öğr. Üyesi Ağırbaş, “Estetiğin yöneldiği şey güzelliktir. Estetik; doğruluk, mantık ve iyilik temeli üzerine kurulmuş ahlak ile birlikte üç temel normatif bilimden biridir. Sanat felsefesi ise insanın meydana getirdiği eserleri ele alan bir daldır. Sanatçı, malzemeye biçim verir ve bu ürün eğer beğeni değeri taşıyorsa sanat eseri olma özelliğini kazanır” dedi.

Bireylerin, nesnelere verdiği tepkilerin farklılıklarına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ağırbaş, estetik hazzın diğer faaliyet alanlarından ayrıldığını vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Ağırbaş, “Bir sanat yapıtıyla karşılaştığımızda yapıt ile kurduğumuz haz duygusu devreye girer. Hatta Immanuel Kant’a göre bu, 'çıkar gözetmeyen hazdır'. Salt hazdır, ondan hoşlanmak için bakmaktır. Gördüğümüz şey mi, hissettiğimiz mi? Görmek duyusal bir algı, hissetmek ise duygusal ve zihinsel bir tepkidir. Gördüğümüz ile hissettiğimiz arasındaki ilişki sanatın özünü oluşturur” diye konuştu.

Etkinlik, Doç. Dr. Dilek Maktal Canko’nun, Dr. Öğr. Üyesi Seda Ağırbaş’a teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi.

İLGİLİ HABERLER